Mermer Köşkteki İtiraf Babam Yaptı Değil mi
Konağın sessizliği, Orhan Kaya’nın gürlemesiyle bir mezar sessizliğine bürünmüştü. Elmas, titreyen elleriyle kovasını alıp mutfağa doğru kaçarken, Kerem olduğu yerde çakılı kalmıştı. Babası Orhan, devasa bir gölge gibi oğlunun tepesine dikildi.
“Ona bir daha soru sormayacaksın Kerem. Bizim işimiz onlara sadece para ödemek, dertlerini dinlemek değil.”
Kerem başını kaldırıp babasının buz gibi gözlerine baktı. Elindeki süt bardağını mutfak tezgahına bıraktı. Sesi, on yaşındaki bir çocuktan beklenmeyecek kadar tok ve kararlıydı:
“Sadece dert değil baba. Ben o gece çalışma odasının kapısındaydım. Sadece Elmas teyzenin gözünü değil, senin o çekmecedeki kırmızı dosyayı ona uzatırken ‘Eğer birine söylersen seni mahvederim’ dediğini de duydum.”
Orhan Kaya’nın yüzündeki sert ifade bir anda yerini kireç gibi bir beyazlığa bıraktı. Adımları geri geri gitti. “Sen… sen ne saçmalıyorsun?” diye kekeledi. İzmir’in en güçlü adamı, öz oğlunun karşısında ilk kez savunmasız kalmıştı. (Haberin devamini görmek ve okumak için resmin üzerine tiklayarak diğer sayfaya geçiş yapiniz)