7f28
Hastaneden çıktığım gün çocuklar geldi. Aralarında konuşmuşlardı. Bana “Baba, burada senin için daha iyi olur” dediler. Çok da tartışmadım. Çünkü karar çoktan verilmişti. Birkaç eşya koydular bir çantaya, beni huzurevine getirdiler. “Alışınca seni alırız” dediler. O gün bugündür buradayım.İlk haftalar bekledim. Her gün kapı sesi dinledim. “Bugün gelirler” dedim. Önce haftada bire düştü. Sonra ayda bire. Sonra sadece bayramlarda. Şimdi takvim tutmuyorum artık. Çünkü beklemek insanı yaşlandırıyor.Telefonum var. Masanın üzerinde duruyor. Çalmıyor. Ararsam açıyorlar ama konuşmalar kısa. “İyiyim baba”, “Sonra konuşalım”, “Çok yoğunum”… Hep aynı cümleler.Burada günler birbirine benziyor. Sabah kahvaltı, öğle yemek, akşam televizyon. Bazı geceler uyuyamıyorum. Koridordan geçen ayak seslerini dinliyorum. Buradaki insanların çoğunun hikâyesi aynı. Evlat. Kimisinin hiç gelmiyor, kimisinin yılda bir. Ben artık kapıya bakmamayı öğrendim.