İhanetin Gölgesi
Eylül, elindeki anahtarı kilide sokarken içini garip bir huzursuzluk kaplamıştı. O akşam arkadaşlarıyla yemekte olması gerekiyordu ama aniden bastıran migreni yüzünden eve erken dönmeye karar vermişti. Sessizce koridorda ilerledi, amacı sadece karanlık odasında dinlenmekti. Ancak yatak odasından gelen o tanıdık fısıltılar adımlarını dondurdu. Kocasının sesiydi bu; ama yanında güldüğü kişi, çocukluğunu, sırlarını ve hayatını paylaştığı kız kardeşiydi. Eylül o an zamanın durduğunu hissetti. Kalbi göğüs kafesine sığmıyordu. Bir an geri dönüp gitmeyi, hiç görmemiş olmayı diledi. Ama sonra içindeki o kırılma sesi, yerini soğuk bir kararlılığa bıraktı. Cebinden telefonunu çıkardı, titreyen parmaklarıyla video kaydını açtı ve kapıyı araladı. (Haberin devamini görmek ve okumak için resmin üzerine tiklayarak diğer sayfaya geçiş yapiniz)